28.08.2010 - 13:09
Alfa Romeo uzun yıllardır hassasiyetle sakladığı Giulietta ismini “Milano” olarak beklenen yeni otomobiline verdiğinde ticari kaygıların öne çıktığını düşünenler yeni otomobile biner binmez bu operasyonun gerçek nedenini anlıyorlar. Giulietta Alfa Romeo'nun gerçek değerlerini, marka kuvvetlerini taşıyan çok başarılı bir otomobil olmuş.
.jpg)
Bu kararımızın nedenlerini sizlere açıklamak için otomobilin genel görünümünden başlamak gerekiyor. Giulietta, çok güzel. Alfa Romeo için bu bir sürpriz değil Nissan patentli Arna (1986) gibi bir rezalet ve 155 gibi bir deneme haricinde dönüp kendine baktırmayan Alfa yoktur. Ama Sürpriz olan İtalya'dan gelen PR fotoğraflarından çok daha güzel ve dengeli bir otomobille karşılaşmak oldu. Tofaş’ın otomobilleri bu kadar zamanında ve mükemmel bir şekilde teste hazırlamış olması ve testin son derece profesyonelce yapılması ise artık hep düşünülenin aksine Türkiye’de de işleri doğru adama teslim edince doğru sonuçların çıktığını gösteriyordu. Otomobile dönersek Giulietta Alfa Romeo’yu 4 haneli satış rakamlarına taşıyacak gibi gözüküyor çünkü güzel, hızlı, rafine , kontrollü ve rekabete karşı çok başarılı.Hem de Alman rakiplerine karşı. Fiyatlandırması ise bu savı doğrularcasına 22.000 Euro seviyesinden başlıyor. Bu konuda jenerik bir tanımlama arasak şu cümle uyabilir:
Romeo ve Jülyet'in kavusmasi..
Test değerlendirmelerimize gelince, Giulietta, iddialı özelliklere sahip bir şekilde pazara hakim Alman rakiplerinin karşısına çıkıyor. Adını markanın tarihinden alan Giulietta, böylece üreticinin eski güzel günlere dönüş arzusunu da belli ediyor.
.
Rakiplerin endişeli bekleyişi...Bu sefer haklılar..
Bir Alfa Romeo’dan bahsederken tasarımını anlatmak yersiz. Bu logoyu taşıyan neredeyse her otomobil gibi güzel bir otomobil olan Giulietta, en önemli rakipleriyle benzer ebatlara sahip. İtalyan’ın dış tasarımındaki sportifliği iç mekanına taşıyabildiğinin söylemekse zor. Fakat buradan hemen sıkıcılık çağrışımları çıkmamalı. Alfa tasarımcıları, sportif tatlara sahip bir kokpit yerine özgün ve çekici bir yapı oluşturmuş. Kokpitin ortasından geçen geniş metal kuşak, kalite algısını gerçekten çok yükseğe taşıyor. Şalter tipi kumandalar, mat alüminyum kumanda çerçeveleri ve incelikli tasarım sayesinde Giulietta oldukça karakteristik bir çizgiye sahip.
.
Kumandaların tamamının kullanımı sorunsuz, yerleşimleri de bir Alman üreticiden beklenecek kadar başarılı. Giulietta’nın içine ilk kez oturan bir kullanıcının kumandaları bulması sadece saniyelerini alıyor. Otomobilin iç mekanında, başarılı ön koltuklar dikkat çekiyor. Arka koltukta diz mesafesi sınıf ortalamalarında. Bu bölümde üç yetişkin biraz sıkışarak seyahat edebiliyor. Fakat arka koltuktaki 3. kafalık için neden ekstra ücret talep edildiği merak konusu. Rakiplerine göre BMW’den daha rahat, Audi ve Golf’le arka kısımda karşılaştırılabilir ama Golf’un içi daha ferah bir his veriyor. İçeride dikkati çeken tek sorun Direksiyon içindeki AirBag ‘in biraz fazla şişkin konumlanması yüzünden direksiyonu tutuş pozisyonuna göre bileğinize değebilmesi.
.
.
Giulietta’nın en büyük kozu teknolojisinde. Alfa’nın MiTo’da tanıttığı şasi elektroniği DNA, Giulietta’nın da standart donanım listesinde yer alıyor. Üç farklı modu sayesinde direksiyon, motor elektroniği, süspansiyon ve elektronik yardımcıları ayarlayan sistem, Giulietta’nın anlık beklentilere göre karakter sunmasını sağlıyor. All Weather (her hava koşulu) modunda ESP müdahaleleri erken ve sert gelirken gaz pedalı ve direksiyonun tepkileri de daha yumuşak. Normal modda ESP kullanıcıyı daha özgür bırakırken Dynamic isimli son moddaysa adeta havalada uçuruyor. ESP son dakika müdahaleleri dışında sessiz kalıyor ve Q2 elektronik kilitli diferansiyeli ve Pre Fill ön doldurmalı fren sistemi devreye giriyor. Bu iki sistemden Q2, kilitli diferansiyel etkisini fren sistemini kullanarak yapıyor ve virajlardaki önden kaymayı engelliyor. Pre Fill ise kaliperleri disklere yaklaştırarak fren pedalının stroğunu azaltıyor. Dynamic modunda gaz pedalı tepkileri o kadar hassaslaşıyor ki, sabit hızla giderken bu mod seçilirse Giulietta’nın ileri atıldığı hissediliyor.

.
Sistemlerin çalışma karakteri çok başarılı. Dynamic modunda, bileğine biraz güvenenler çok hızlı sürüşler yapabiliyor. Fakat dikkat edilmesi gerekenler de var. Giulietta bu modda ESP’nin dizginlerinden kurtulunca şiddetli bir önden kayma isteğine sahip oluyor. Bu durumda da gaz pedalını iyi kullanıp Q2’nin yardımını almak ve otomobili izine döndürmek sürücüye düşüyor. Otomobilin arka kısmı neredeyse hiç kopmamasına rağmen Alfa mühendisleri DST (Dynamic Steering Torque) isimli bir sistemle arka kısmın kayması haline tedbir almış. Sistem, arkadan kayma hissettiğinde direksiyon sistemine tork uygulayarak sürücüyü kontra hareketi yapması için teşvik ediyor. Bunun dışında direksiyonun tepkileri de gerçekten çok iyi. Hızlı çalışan sistem, tutunma konusunda bilgi vermek konusundaysa o kadar başarılı değil ve hisleri biraz yapay. Ancak bu eleştirileri okuyup da Giulietta’nın Audi A3, Golf ve BMW1 karşısında ezik kaldığını düşünmeyin Yol davranışları konusunda Giulietta hepsinden daha iyi sonuçlar almayı başarıyor..
.
Ve bu söylemin arkasından daha da şaşırtıcı olan bir gözlem..Giulietta’nın yol tutuştan daha iyi yaptığıysa beklenmedik bir şekilde yol konforu sunması. Normal hallerde bu kadar sportif bir otomobilden özellikle ülkemizin berbat asfaltında yüksek yol konforu beklemek hata olurdu. Fakat Giulietta darbe emiş konusunda gerçekten çok başarılı. Yeni geliştirilen altyapıda arka aks için geliştirilen çok kollu bağlantılar gerçekten çok iyi çalışıyor. Süspansiyon sistemi sessiz çalışıyor ve en büyük yol hatalarını bile sönümlemeyi başarıyor.
.
Alfa Romeo yeni kompakt sınıf üyesinde Fiat grubunun da kullandığı benzinli ve dizel motorları kullanıyor. Baz motor, 1,4 litrelik 120 HP güç üreten benzinli motor. Aşırı besleme sayesinde gücünü alt devirlerden itibaren hissettiren motor, sessizliğiyle de beğeni topluyor. İkinci motor, 1,6 litrelik dizel motorun 105 HP güç üreten versiyonu. Bu motor Bravo’da da kullanılıyor ama Giulietta’da ondan çok daha canlı hissettiriyor. Tasarruf arayanların tercihi olacak bu motordan sonraysa keyif peşindekilerin tercihi olacak 1,4 litrelik MultiAir motor geliyor. Bu motor 170 HP gücüyle gerçekten çok iyi çekiş sunuyor ve en güçlü seçenek olan 1,8 litrelik 235 HP güç üreten versiyona neredeye hiç ihtiyaç bırakmıyor. Ama bu yol canavarını da mutlaka bir denemelisiniz.