07.01.2011 - 14:16
Önceki yazımızda belirttiğimiz gibi 1971 yılında 5 litre sınıfındaki araçların yarışmasının yasaklanması nedeniyle 5 litre hacmindeki motorlarıyla 917 yarış arabalarının yarışabileceği tek yer olarak Can-Am yarışları kalmıştı. Buna paralel olarak Can-Am’da kuralların serbestliği Porsche takımının aklında yer alan bazı fikirlerin hayata geçirilmesi açısından iyi bir fırsat olarak ortaya çıkmaktaydı.
Porsche takımında 1969 ve 1970 yılları sırasında yarışmakta olan 917’lerle ilgili bir sürü geliştirme çalışması yapılırken diğer taraftan yeni 16 silindirli bir motorun geliştirilmesi yönünde çalışmalar da başlamıştı. Bu motor aslında Cam-Am’da yarışması için tasarlanmamış olsa da, zamanla bu motorun Porsche’un Can-Am macerası için iyi bir aday olacağı fikrine herkes katılmaya başlamıştı.
Burada
yine küçük bir parantez açıp Ferdinand Piech’den bahsetmemiz gerekiyor. 917
hikayesinin başında da belirttiğimiz üzere Piech göreve gelmesiyle gençliğinin
tüm enerjisini şirkete yansıtmış, pistlerde elde edilecek başarıların Porsche
için çok önemli olduğuna inanmış ve buradan hareketle 917’nin tasarlanmasında
ve sonrasında elde ettiği başarılarda çok önemli bir rol oynamıştı.


16
silindirli motorun tasarlanmasında yine kendisinin dünyaya ve pistlerdeki
rakiplerine Porsche’nin 16 silindirli bir motor yapabileceğini gösterme isteği
yatmaktaydı. Bu hırslı ve başarılı mühendisin kariyerini inceleyecek olursak,
Pieche Porsche’den sonra Audi’de çalışmaya başlamış ve ralli parkurlarında
fırtına gibi esen Audi Quattro’nun ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamıştı.
1993 yılında Volkswagen yönetim kurulu başkanı olan Piech’in buradaki
icraatlarını incelersek karşımıza Lamborghini’nin Audi tarafından satın
alınması, Bentley’in VW tarafından satın alınması, Bugatti adı altında otomobil
üretme hakkının satın alınması sonrası Bugatti üretimine geçilmesi ve VW
Amerika tarafından yeni Beetle’ın tasarlanmasına destek verilmesi gibi önemli
uygulamalar ortaya çıkmaktadır.

Yine
bu sayılanların otomobil dünyasındaki sonuçlarına baktığımızda VW Phaeton,
Bugatti Veyron gibi çok iddialı araçlarla karşılaşılmaktadır.

Burada
parantezimizin sınırlarını biraz daha genişletip Ferdinand Piech’ın dedesi
Ferdinand Porsche’un 1934-1939 yılları arasında Mercedes ve Auto Union arasında
yaşanan ve Gümüş Ok’ların rekabeti olarak anılan çekişmede önemli bir yer
aldığını ve Auto Union’un ünlü 550 beygir gücündeki V16 motorunu tasarladığını
belirtmemiz gerekir. Auto Union’lar 1934 ve 1937 yılları arasında 17 Grand Prix
yarışı kazanmak suretiyle pistlerde fırtına gibi eserken ve Porsche dizaynı V16
yarış tarihindeki en başarılı V16 motor olma unvanını alma yolunda ilerlerken, 1937
yılında Ferdinand Piech dünyaya gelmiştir. Gümüş Ok’ların hikayesini bir başka
yazıya bırakmadan önce Piech için 16 silindirli bir motor tasarlamanın dededen
kalma bir aile geleneği olduğunun, Can-Am öncesi hayata geçirdiği 16 silinirli Porsche
motoru sonrasında hedefine yıllar sonra Bugatti Veyron’un 16 silindirli
motoruyla ulaştığının altını çizip, Veyron’un 1001 beygir gücüne sahip olmasına
karşın son süratte 917’lerin gerisinde kaldığını da hatırlatmak istiyoruz.
Tekrar
1960’lı yılların sonuna dönersek, 16 silindirli motor aslında 917’nin mevcut 12
silindirli motorunun önüne ve arkasına iki silindir daha ilave edilmesiyle ve
bu motor için yeni bir krank milinin tasarlanmasıyla üretilmişti. Tasarım
aşamasında gayet gizli tutulan bu 16 silindirli motorun 1970 yılında Ferrari’ye
gözdağı vermek amacıyla bir fotoğrafı basına sızdırılmış ve bu yolla Ferrari’nin
512’yi geliştirme çalışmaları psikolojik olarak ciddi şeklide baltalanmıştı. Kendilerinden
gelecek geliştirmelere cevap olarak Porsche fabrikasında hazır bekleyen 16
silindirli bir canavar olduğunu fark eden Ferrari takımı yeni motor geliştirme
maliyetlerini bahane ederek 1972 sezonu için 512’nin yarışmayacağını,
fabrikanın tüm konsantrasyonunu 3 litre motorlu 312’ye vereceğini
açıklamıştı.
Porsche’nin 16 silindirli motorunun hacmi 6 litre ile 7.2 litre arasında değişecek şekilde tasarlanmıştı. 7.2 litre hacme sahip 16 silindirli bir motor dinamometrede 850 beygir civarı bir güç üretmişti ve o tarih itibariyle bu gücü üretebilecek başka bir Porsche motoru bulunmamaktaydı. Güç konusunda bir sıkıntı olmamakla beraber bu motor 12 silindirli 917 motorlarından 80 kg daha ağırdı ve daha uzun olması nedeniyle 917 şasisinde kullanılması durumunda ağırlık dağılımı ve yol tutuş açısından ciddi sıkıntıların ortaya çıkacağı tahmin edilmekteydi.
Diğer
taraftan bu tarihlerde Can-Am’da yarışan McLaren arabaları incelendiğinde,
McLaren şasisinin 80 kg daha hafif olduğu ve aluminyum big blok Chevrolet
motorlarının ise 8 litre hacimle çok rahat 700 beygir güç ürettikleri göz
önünde bulundurulduğunda, ağırlık/güç oranı dikkate alındığında kullanılması
durumunda 16 silindirli motorun 917’ye ancak marjinal bir fayda sağlayacağı
ortaya çıkıyordu.

Aynı
dönemlerde yine Porsche tarafından deneme amaçlı olarak 4.5 litre hacme sahip
12 silindirli bir 917 motoruna yapılan turbo uygulaması sonucunda anlık olarak
1.500 beygirlik güçlerin elde edilmesi 16 silindirli motorun daha fazla
geliştirilmesine neden olmadığı konusunda herkesin mutabık olmasına neden
olmuştu.

Porsche takımı muhtemelen 1930’lar sonrasında tekrar bir 16 silindirli bir motor geliştirme projesinde yer aldığı için mutlu olmakla beraber, 16 silindirli motor pistlerde hiçbir zaman yarışamadı ve bugün Porsche müzesinde gururlu bir şekilde ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Uzun yazı dizimizde en sonunda Turbo Porsche’lerin ve Can-Am’da turbo motorların dönemine gelmiş bulunuyoruz, Porsche içindeki mücadelede atmosferik 16 silindirli rakibini yenen turbo 12 silindirli motorun Chevrolet V8’lerine karşı Can-Am’da verdiği mücadeleyi bir sonraki yazımızda detaylı bir şekilde anlatıyor olacağız.
Biz ne aksesuarlar gördük...
Bir Aile Geleneği Olarak 16 Silindirli Motorlar Üretmek!
Skoda'dan SUV pazarına yeni bir alternatif YETİ
Araç kapılarındaki cam sistemleri birçok farklı şekilde tasarlanıyor. Bundaki en büyük etken, aracın donanım özellikleridir.Yani araçlarda sadece ön camlar elektrikli ise sürücü tarafında iki, yolcu tarafında ise bir kontrol düğmesi..
Sazan su yüzüne çıktı (153)
Otomobil görmüş herkes Mustang’i bilir , ama bu otomobili kimin tasarladığını kimse bilmez.. (147)
Yeni Opel Combo, Size Tanıdık Gelecek. (126)
Alp dağlarının efendisi: Renault Alpine A110 Berlinette (125)
Hyundai Blue-Will Concept Seul’de (111)
Yeni Elantra Dünya lansmanı yapıldı. (106)
Polo GT ve GTD Dedikoduları İnternette Dolaşıyor. (96)
Alfa Romeo Giulietta'nın Türkiye'de yapılan ilk testi. (85)
2012 Ford Ranger: 21. Yüzyıl'ın Sert Pick-up'ı!! (78)








