14.12.2009 - 09:34
Epey
zamandır duyuyoruz, okuyoruz. EuroNCAP diye bir şey varmış.
Alırmış
otomobilleri, önden, yandan çarpıştırıp dururmuş. Kırar döker ve ölçermiş.
Yıldız
verirmiş. 5 Yıldız verdiği otomobiller çok güvenliymiş...
Sonra
otomobil firmaları bu yıldızları reklamlarına da koyarmış: “Bakın ne kadar
sağlam bizim arabalar, gelin alın” dermiş.
Aslında
en güvenli otomobil, direksiyonun başındaki kadar güvenlidir ve Euro NCAP henüz
sürücülere yıldız vermiyor ancak çok önemli işler yapıyor.
Buyrun,
direksiyonumuzu Euro NCAP’in içine doğru çevirelim ve bakalım ne neymiş.
Euro NCAP (European New Car Assessment
Programme), Avrupa Yeni Otomobil Değerlendirme Programı, 1997 senesinde kurulan
ve piyasaya yeni çıkan otomobillerin “Güvenlik performanslarını” değerlendiren
tamamen bağımsız bir kurum.
Kuruluşuna
İngiltere’nin önayak olduğu Euro NCAP’e, bugün itibariyle devletler düzeyinde Fransa,
Almanya, İsveç, Hollanda ve İspanya’nın Katalonya bölgesi ortak.
Avrupa
genelindeki bir çok tüketici organizasyonu tarafından da desteklenen kuruma,
FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) ve ADAC (Alman Otomobil Kulübü)
tarafından çok önemli katkı veriyorlar.
Gerekli politik destek ise, Avrupa Komisyonu ise EuroNCAP yönetim kurulu’nda bulundurduğu bir üyeyle sağlanıyor.

Merkezi
Belçika’nın Brüksel kentinde bulunan ve Belçika kanunlarına göre bağımsız bir
kuruluş olarak faaliyet gösteren EurNCAP’in bu geniş ortaklık yapısı, otomotiv
endüstrisinin muhtemel baskılarından etkilenmeden çalışabilmesine imkan
verirken herhangi bir ortağın çıkarları veya politik kulisleri paralelinde
“taraflı” sonuçlar üretmesine de engel oluyor.
Euro
NCAP’in en temel misyonu, araç güvenliğini devamlı gündemde tutarak, otomotiv
endüstrisinin daha sağlam otomobiller üretmesini sağlamak olarak özetlenebilir.
Bu
misyonu gerçekleştirdiği güvenlik testleri ile hayata geçiren program, yeni
teknolojilerin kullanımı ile ilgili olarak üretici firmaları desteklemektedir.
Test
sonuçlarının pazardaki etkisi düşünüldüğünde Euro NCAP’in amacına ulaştığını da
söylememiz mümkün görünüyor.
1970’lerden
itibaren çeşitli Avrupa ülkeleri, Avrupa Deneysel Araç Komitesi (EEVC)
üzerinden piyasadaki otomobillerin güvenlik seviyelerini değerlendirebilmek için
bir takım çalışmalar yapmaya başlamışlardı.
Bu
çalışmalar 1990’larda, çarpışma testleri’nin (crash test) geliştirilmesiyle
meyvelerini vermeye başladı. Bu testler, araçtakilerin önden ve yandan
çarpışmalarda ne kadar güvende olduğunu açıklamaya çalışıyordu. İkinci bir test
protokolü ise aracın önen bir yayaya çarpması durumunda yayanın durumunun ne
olacağını anlamaya yönelikti.
1994
senesinde çarpışma testlerinin Avrupa mevzuatına konması gündeme geldiyse de
otomobil endüstrisi’nden ciddi tepki gördü. Aynı sene bakanlık bünyesindeki
İngiliz Ulaştırma Dairesi,benzer bir yapıyı NCAP (Yeni Araç Değerlendirme
Programı) olarak kendisi için düzenlemeyi ve bunu daha sonra tüm Avrupay'a
yaymayı düşünmeye başladı.
Daha
da kapsamlı olan bu program bugün faaliyet gösteren Euro NCAP’in ilk adımı
olarak tarihe geçti. 1995’te konuyla ilgilenen Avrupa ülkeleri, Avrupa
Komisyonu çatısı altında biraraya gelerek ortak bir plan oluşturmaya
başladılar.
İlk
testler için çeşitli supermini otomobillerin kulanımasına karar verildi ve
üreticilerden bu araçlarla ilgili ilk bilgiler istendi.
Kasım
1996'da İsveç Ulusal Yol İdaresi (SNRA) ve Uluslararası Motorsporları
Federasyonu (FIA) programa katılan ilk organizayonlar oldu; Aralık 1996'daki
ilk toplantı ile Euro NCAP kuruldu.
Şubat
1997'de yolcu ve yaya testlerinin ilk sonuçları açıklandı. Müthis bir medya
ilgisiyle karşılaşıldı ancak otomobil üreticileri çok tepkiliydi.
Sonuçlar
açıklanır açıklanmaz, üreticiler testleri ve yöntemleri kıyasıya eleştirirler
ve bu test protokolleriyle hiç bir aracın yolcu güvenliğinden 4 yıldız'a
erişemeyeceğini ifade ederler. Bununla beraber Temmuz 1997'de yayınlanan ikinci
parti test sonuçlarında Volvo S40 yolcu güvenliğinden ilk 4 yıldız'ı alır.
Testler
kensini ispat ettikçe program genişlemeye devam eder ve ADAC ile İngiliz
sigorta şirketlerini temsil eden Thatcham'da ortak olur.
1999
yılında kuruluşun merkezi İngiltere'den Belçika'ya taşınır.
2001
yılı, Renault'un Laguna ile ilk beş yıldızı almasıyla önemli bir aşamaya sahne
olur.
Bu
tarihten sonra, üreticilerin güvenlik standartlarının yükselmesi ile daha bir
çok model 5 yıldıza layık görülecektir.
2003
senesinde, Euro NCAP, test protokollerine çocuk güvenliğini eklediğini duyurur.
Protokol 18 aylık ve 3 yaşındaki çocukların, çocuk koltuğu kullanımı ile
güvenliklerini test etmek esasına dayanmaktadır.
2008
senesinde, ticari kullanımın yanında binek otomobil mantığıyla kullanıldığı
farkedilen pick-up'lar da test programına alınır.
Yine
aynı sene, önceleri gözardı edilen ancak daha sonra önemi farkedilen ve arkadan
gelen çarpmalarda, yolcuların boyun ağırlıklı olarak omurgalarında hasara yol
açan "whiplash " yani kamçı türü yaralanmaları test etmek üzere test
protokolleri yenilenir. Yenilenen protokolde, kafalıklar ve ve koltukların
yapısı ön plana çıkarılır.
2009
senesinin Şubat ayında ise yeni derecelendirme kriterleri hayata geçer. 2007
sonuçlarında, artık neredeyse bütün otomobilerin yolcu güvenliğinde belirli bir
standarda oturduğun saptanmasına rağmen, yaya güvenliğinde durum hala çok
parlak değildir.
Euro
NCAP bu yeni derecelendirme mekanizmasıyla artık aracın toplam güvenliğine bakmayı
hedeflemiştir. Yolcu, çocuk, yaya güvenliği ile ilk defa eklenen güvenlik
destek sistemleri (denge kontrolü, sürat limitörü, emniyet kemeri takma
uyarıcısı vs.) testleri yine maksimum beş yıldız üzerinden ancak bu sefer bir
bütün olarak değerlendirilmeye başlanır. 2009 öncesinde yapılan testler hala
geçerlidir. Bir tek "whiplash" için ek bir test oluşturulur.
Hadi şimdi de yapılan
testelere biraz daha yaklaşalım.
Önden Çarpışma:Otomobil 64km/s hızla deforme olabilen
bir bariyere çarptırılır.Bu tür çarpışmalar yollarda en sık görülen
çarpışmalardır. Testin esas amacı aynı kütleye sahip başka bir otomobille
olabilecek bir çarpışmayı simüle etmektir. Bariyerin deforme olması da bu
mantığın sonucudur.
Test
sürati olan 64km/s gerçek yol koşullarında 55km/s civarında bir süratin karşılığıdır.
Test
sonucu, deformasyon bölgelerinin doğru çalışması, araç gövdesinin genel
rijiditesi, dizlerin korunması, emniyet kemeri, havayastığı gibi donanımın
yaptığı katkı, koltukların yapısı, yolcuların emniyet kemerlerinin altından
kayıp kaymaması, direksiyon kolonunun sabitliği gibi bir çok kritere göre
şekillenir.
Yandan Çarpışma: Bu testte, otomobile başka bir aracın yandan çarpması simüle edilir.
Hareket halindeki deforme olabilen bir bariyer
50km/s hızla sürücü tarafına yandan çarptırılır. Sürücü koltuğunda oturan
kuklanın aldığı zarar ölçülür. Bu testin yapıldığı yıllar süresince alınan
sonuçlar oldukça iyileşmiştir.
Direk Çarpışması: Özellikle yolları kaygan ülkelerden
gelen bilgi, otomobillerin yoldan çıkarak yan taraflarından ağaç, elektrik direği
gibi şeylere çarptıklarını ve bu yüzden özellikle baş, karın ve göğüs
yaralanmalarının çok fazla görüldüğünü göstermiştir.
Bu
testte, otomobilin yandan kayması simule edilir. 29km/s hızla sabit bir direk
benzeri objeye çarptırılan araçtaki sonuç analiz edilir. Yan ve kafa hava
yastıkları bu testte önemli olmaktadır.
Çocuk koruması:18 aylık ve 3 yaşındaki çocukların
kaza anında ne kadar güvende oldukları analiz edilir. Diğer testlerin bir parçasıdır.
Çocuk koltukları arka koltuğa monte edilir. Özellikle ISOFIX bağlantı
mekanizmasının korumayı önemli ölçüde artırdığı tespit edilmiştir. Çocuk
koltukları da testlerin yapıldığı süre boyunca oldukça mesafe kaydetmiştir.
Yaya koruması: Çocuk ve yetişkin yayaların bir kaza
anında ne boyutta yaralanacağını anlamak için yapılır. Otomobil 40km/s süratle
yayayı temsil eden kuklaya çarptırılır. İyi, zayıf ve kötü olarak derecelendirilir.
Çarpışma
sırasında yayaların özellikle bacaklarına gelen darbeler oldukça net olarak
anlaşılabilse de, kafa yaralanmaları tek bir kukla ile doğru olarak
değerlendirilememektedir. Dolayısıyla parçalı bir test protokolü
uygulanmaktadır.
Teste
iyi sonuç veren otomobillerin tamponlarında enerjiyi emen köpüklerin kullanımı,
yuvarlak hatlar ve araç yüksekliğinin yayanın bacak boyuna göre optimum oluşu gibi faktörlerin etkili olduğu görülmüştür.
Whiplash (kamçı) testi: Otomobillerin düşük süratte ve
arkadan aldığı darbeler, omurga üzerinde ciddi yaralanmalara yol açabilmektedir.
Önemli olan konu bu yaralanmanın hemen ortaya çıkmaması, ancak uzun vadede araçtaki yolcularda kalıcı sorunlara yol açmasıdır.
Bir test aparatı üzerindeki koltuğa
oturtulan kukla ile test edilir. Kafa desteklerinin yapısı ve koltuk
geometrilerinin doğru tasarlanmasının yaralanmaları oldukça azalttığı tespit
edilmiştir.
2009'daki
yeni değerlendirme mantığı ile genel sonuca net olarak etki etmektedir.
Elektronik Stabilite
Kontrolü, Emniyet Kemeri Uyarısı ve Sürat Limitörleri de artık test edilmekte ve bulunup
bulunmamaları veya etkin çalışıp çalışmamaları nihai sonuca katkıda
bulunmaktadır.
Bütün
bu testlerin önemli bir parçası da kullanılan çok ileri teknolojili mankenler. Bu
arkadaşları anlatmayı başka bir yazımıza bırakıyoruz.
Şimdilik
sizlere bir özet vermeye çalıştık. Önümüzdeki günlerde hem Euro NCAp hem de
güvenlik konusunda başka başka konuları gündeme taşımayı düşünüyoruz.
Euro
NCAP önemli misyonunu başarıyla sürdürüyor. Daha güvenli otomobillerin yollara
çıkmasını sağlıyor.
Ülkemizde
satılanlar da bu sağlam otomobiller...
Ancak
malesef herşeye rağmen her sene binlerce insanımız kazalarda hayatını kaybediyor
veya sakat kalıyor.
120km/s'in
üzerindeki her süratte, içinde olduğunuz otomobil ne olursa olsun, net bir ölüm
riski var. Hele emniyet kemeri kullanılmıyorsa bu risk değil garanti..
Euro
NCAP günün birinde sürücüleri de derecelendirirse belki kazalar artık azalır.
Sinan
Seven
Biz ne aksesuarlar gördük...
Bir Aile Geleneği Olarak 16 Silindirli Motorlar Üretmek!
Skoda'dan SUV pazarına yeni bir alternatif YETİ
Silecek, iki temel mekanik teknolojisinin bir araya gelmesi ile görevini yerine getiriyor: Bir elektrik motoru ve bu motordan aldığı hareket enerjisini sileceklere ileten sonsuz dişli sisteminden oluşan mekatronik kısım ile sileceklere rotasyonel..
2012 Ford Ranger: 21. Yüzyıl'ın Sert Pick-up'ı!! (153)
Klasik mi, antika mı, vintage mi? (100)
Yeni Opel Combo, Size Tanıdık Gelecek. (87)
2012 Mercedes-Benz M-Serisi'nde Fiyat Farkı Yok. (86)
Sazan su yüzüne çıktı (82)
Alfa Romeo Giulietta'nın Türkiye'de yapılan ilk testi. (78)
Mahir Bayındır'dan beklenen Dacia Duster testi... (73)
Otomobil görmüş herkes Mustang’i bilir , ama bu otomobili kimin tasarladığını kimse bilmez.. (72)
May May May.. Maybach Exelero yolda görüldü. (68)








